Ana içeriğe geç
Yazı boyutu normal
Üçüncü Yaş AkademisiAmaç yaşamı paylaşmak
Yazılara dön

Gerontoloji nedir? Yaşlılık biliminin dört alanı

Prof. Dr. Velittin Kalınkara

Yaşlılık, eski çağlardan beri düşünürlerin ilgisini çekti. Roma İmparatorluğu'nun önde gelen devlet adamlarından, filozof ve hatip Marcus Tullius Cicero (MÖ 106-43), Yaşlılık Üzerine adlı incelemesini bu konuya ayırdı. Cicero bu eserinde yaşlılığın insan yaşamındaki yerini, eski kuşakların siyasi bilgeliğini ve toplumdaki rollerini tartışır; yaşlılığı bir tiyatro oyununun sonu gibi, yaşamın son aşaması olarak ele alır.

Terimin kökeni

Gerontoloji sözcüğü Antik Yunanca geron (yaşlı) ve logos (bilgi, çalışma) sözcüklerinden gelir; "yaşlanmayı öğretmek" anlamını taşır. Latincesi senex, yani yaşlılıktır.

Ortaçağ İslam dünyasında birçok hekim bu konuda yazdı. İbn Sina, Tıbbın Kanunu (1025) kitabında yaşlıların bakımına ilişkin talimatlar sundu. Arap hekim İbnü'l-Cezzar el-Kayravani (yaklaşık 898-980) yaşlıların ağrıları ve durumları üzerine çalıştı; uyku bozuklukları, unutkanlık ve hafızanın güçlendirilmesi konularını inceledi. İshak İbn Huneyn (ölümü 910) unutkanlığın tedavisi üzerine eserler yazdı.

Alanın bilim olarak kurulması ise çok daha yenidir. Kendisi de 102 yaşına kadar yaşayan Michel Eugène Chevreul gibi öncüler yaşlanmanın üzerinde çalışılması gereken bir bilim olduğunu savundu. Elie Metchnikoff 1903 yılında "gerontoloji" terimini ortaya attı. James Birren gibi modern öncüler 1940'larda alanı kurumsal düzeyde örgütlemeye başladı. Türkiye'de üniversitelerde yer alması 2006 yılından itibarendir.

Gerontoloji ile geriatri aynı şey değil

Geriatri, yaşlıların tedavi ve bakımına odaklanan bir tıp dalıdır. Tipik olarak 65 yaş üzerindeki hastalar geriatri merkezlerinde tedavi görür. Geriatri bireye ve bugünkü tıbbi soruna bakar.

Gerontoloji ise yaşlanmanın bütün yönlerini inceleyen çok disiplinli bir alandır: psikoloji, sosyoloji, antropoloji, biyoloji ve tıptan gelen bilgiyi birlikte kullanır. Orta yaşta başlayan değişimleri de kapsar, hücresel düzeyden toplumsal düzeye uzanır ve politikayı da etkileyebilir.

İkisi farklı alanlar olsa da ortak bir hedefi paylaşır: yaşlı bireylerin yaşam kalitesini iyileştirmek.

Gerontolojinin dört alanı

Biyogerontoloji

Yaşlanmanın hücresel ve moleküler düzeyde incelenmesidir. Araştırmacılar yaşlandıkça hücre ve dokularda meydana gelen değişiklikleri anlamaya, yaşa bağlı hastalıkların altında yatan mekanizmaları belirlemeye çalışır.

Sosyal gerontoloji

Yaşlanmanın toplumsal bağlamda incelenmesidir. Yaşlı bireyler ile aileleri, bakıcıları ve daha geniş toplum arasındaki ilişkilere odaklanır. Bu alandaki araştırmacılar yaşlı bireylerin yaşam kalitesini artıran politika ve programlar geliştirmeye çalışır.

Çevresel gerontoloji

Yaşlanan bireyler ile fiziksel ve sosyal çevreleri arasındaki ilişkiyi inceler. Çalışmalar, yaşlıların kendi yakın çevrelerinde yaşlanmayı tercih ettiğini gösteriyor. Fiziksel ve sosyal çevre, ömür uzunluğu ve yaşam kalitesiyle doğrudan ilişkili.

Hukuksal gerontoloji

Yasaların ve hukuki yapıların yaşlanma deneyimiyle nasıl etkileştiğini inceler. Vesayet, yaşam sonu bakımı ya da bakımevi düzenlemeleri gibi kurumları eleştirel biçimde ele alır.

Yaşlanmanın dört boyutu

  1. Kronolojik yaş: Doğumdan bu yana geçen yıl sayısı.
  2. Biyolojik yaşlanma: Orta ve ileri yaşlarda bizi yavaşlatan fiziksel değişimler.
  3. Psikolojik yaşlanma: Zihinsel işlevler ve kişilikle ilgili değişimler.
  4. Sosyal yaşlanma: Bireyin akraba ve arkadaş ağlarındaki, işyerindeki ve resmi kurumlardaki rol ve ilişkilerinin değişmesi. Bu boyut, toplumun yaşlanmaya bakışından derinden etkilenir: yaşlanmaya olumlu bakan bir toplumda sosyal yaşlanma da daha olumlu yaşanır.

Neden yaşlanmayı inceliyoruz?

Yaşlıları ve yaşlanma deneyimini anlamak, içinde yaşadığımız toplumu anlamamıza yardımcı olur. Bir de daha doğrudan bir neden var: bir gün hepimiz yaşlanacağız. Yaşı ve yaşlanmayı inceleyerek, yaşlıların bugün ve gelecekte karşılaşacağı sorunlara aşina olarak aslında kendimiz hakkında bir şey öğreniyoruz.

Gerontolojinin bugünkü konumuna gelmesinin temel nedeni, uzayan yaşam süresine bağlı olarak yaşlı nüfusun artmasıdır. 60 yaş üstü nüfusun 2050 yılına kadar dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 22'sini oluşturması bekleniyor.

Kaynakça

  • Cicero, M. T. (1974). About old age. On Friendship. On Duties. Moscow: Nauka.
  • Hooyman, N. R., & Kiyak, H. A. (2011). Social Gerontology: A Multidisciplinary Perspective (9. baskı). Upper Saddle River: Pearson.
  • Kalınkara, V. (2021). Temel Gerontoloji: Yaşlılık Bilimi (4. baskı). Ankara: Nobel Yayınevi.
  • Saparova, K. O., & Ruzmetov, S. A. (2023). Old age as a basic concept of social gerontology. E3S Web of Conferences 413, 03024.